Muhasebe Sanatı
- Bir iç muhakeme; neler ettim, neler gördüm,
kimlerebelden aşağı vurdum, kimler bana vs.
- Derleyip toplayıp bir kısa metin haline getireyim
hakkat ben bunları.
- Gizli günlük yap bir tane.
- Kendi kendime paylaşmak mı olurmuş mat? Her sanatçı
sanatını göstermek ister diilmiydi olayın özü?
-İnsanlar senin kadar temiz olsalardı doğruydu ama bu
san'at değil hay'at;
sanat gerçektir ama hayat sanat değildir.
sanat gerçektir ama hayat sanat değildir.
- Sanat hayallerden mi ibarettir yoksa hayattan mı?
- Ben sana derim ki muhasebeni kendinle yap, sonuçlarını
sanat olarak aktar. Sanat gerçekliği kullanarak saklı kalanı haykırmaktır
insanların yüzlerine.
- Hay sen çok yaaşa! Saklı kalan dediğinde hayatın
içindendir , yane hem hayattır hem de gizli hayattır dimi?
- Aynen öyledir can, o nedenle provokatiftir, asidir,
rahatsız edicidir, ama ruhu da dinlendiricidir. O nedenle provokatiftir,
asidir, rahatsız edicidir, ama ruhu da dinlendiricidir.
- Neresinden tuttuğuna bakıyor yani.
- Evet ne kadar dürüst olduğunla alakalı, hem kendine hem
de karşıdakine.
- Ooo , o kısmı en acılı aşaması olayın diyorum ben. Yane
kendine dürüst olduğun ilk dakika, bunun bir geri dönülemez adım olduğunu
anlıyorsun. Artık hep kendine dürüst oluyorsun ve bu çok garip geliyor
başlarında (en azından bana göre ).
- Haklısın, öyle başlar,
bir insanı sevmekle başladı her şey derler ya, işte oradaki bir insan, kendisidir insanın aslında.
bir insanı sevmekle başladı her şey derler ya, işte oradaki bir insan, kendisidir insanın aslında.
- Aaaa, evet!!
- Tabiidir ki burada sevmek dediğimiz hadise biraz daha
farklı günlük hayattaki kullanımdan.
Kendini olumlu ve olumsuz, olumlayan ve reddeden desek daha doğru olacak, tarafları ile, rahatsız olduğun noktaları ile de severek başlıyor hikayeler. O takdirde dürüst olabiliyorsun ve dinlemeye değer şeyler ortaya çıkabiliyor.
Bu noktada söylenmesi gereken bir şey daha var.
"Medium is the message" diye bir laf vardır medium'dan kasıt iletilen ortamın kendisi. Der ki bu laf, mesajı içerik ile birlikte bütün de etkiler, içinde bulunduğu ortam, kapsam, çevresi, bizatihi mesajın iletiliş şekli mesajın kendisidir. O sebeple sanat rastgele yada anlık olmaz hiç bir zaman.
Dimi, bir süreçtir, çok bileşenlidir yada.
Tasarım olmalı. Ciddiyet olmalı.
Kurgusu olmayan arkasında bir fikri bir önermesi, bir çözümü olmayan sanat olmaz. Süreç kısmı çok doğru ama, damıtma dediğimiz şey. Bu eski felsefelerde inisiasyon hadisesi var ya, onun türkçesi erginleşme imiş.
Ben bunun kendine vakıf olma diye anlamlandırıyorum. Bedensel ergin olmanın ruhani karşılığı.
O zaman sapiens olarak sanat yapabilir, yaratabilir hale geliyorsun.
Sanat, insanın gizil gücü.
Toparlamak gerekirse ergin ve ciddi bir birey olarak yaşantın ve hareketlerin süreç olarak tasarlanmalı, farkında olarak gerçekleştirilmeli
ve en büyük ürünün yaşamın olmalı, yaşamın bir sanate eseri olmalı
"Dokunduğu her şeyi bir sanat eseri haline getirebilen bir kadın" gibi mesela!
Ne dersin? Denemeye değer değil mi?
Kendini olumlu ve olumsuz, olumlayan ve reddeden desek daha doğru olacak, tarafları ile, rahatsız olduğun noktaları ile de severek başlıyor hikayeler. O takdirde dürüst olabiliyorsun ve dinlemeye değer şeyler ortaya çıkabiliyor.
Bu noktada söylenmesi gereken bir şey daha var.
"Medium is the message" diye bir laf vardır medium'dan kasıt iletilen ortamın kendisi. Der ki bu laf, mesajı içerik ile birlikte bütün de etkiler, içinde bulunduğu ortam, kapsam, çevresi, bizatihi mesajın iletiliş şekli mesajın kendisidir. O sebeple sanat rastgele yada anlık olmaz hiç bir zaman.
Dimi, bir süreçtir, çok bileşenlidir yada.
Tasarım olmalı. Ciddiyet olmalı.
Kurgusu olmayan arkasında bir fikri bir önermesi, bir çözümü olmayan sanat olmaz. Süreç kısmı çok doğru ama, damıtma dediğimiz şey. Bu eski felsefelerde inisiasyon hadisesi var ya, onun türkçesi erginleşme imiş.
Ben bunun kendine vakıf olma diye anlamlandırıyorum. Bedensel ergin olmanın ruhani karşılığı.
O zaman sapiens olarak sanat yapabilir, yaratabilir hale geliyorsun.
Sanat, insanın gizil gücü.
Toparlamak gerekirse ergin ve ciddi bir birey olarak yaşantın ve hareketlerin süreç olarak tasarlanmalı, farkında olarak gerçekleştirilmeli
ve en büyük ürünün yaşamın olmalı, yaşamın bir sanate eseri olmalı
"Dokunduğu her şeyi bir sanat eseri haline getirebilen bir kadın" gibi mesela!
Ne dersin? Denemeye değer değil mi?

Recent comments
12 weeks 5 days ago