Yeni yıla yeni sayfa
Friendfeed'i herkese tavsiye ederiz! gidelim>
Günlük Sayfaları
en eskiden> Günlük -3 / Günlük -2 / Hasat -1 / Hasat -2 / ,- / Günlük > bir öncekine
08/03/2010> Efendim kongre bitti.
Son gün içtim sarhoş oldum, ertesi gün yine üzüldüm. Mesela dolmakalemi hediye ettim ekibimden birine. Ben bu içkiyi tamamen çıkartayım hayatımdan. zaten çok çok azalttım; iyice çıkarayım gitsin en iyisi.
Kongre nasıl geçti? İyi geçti. Kıvanç Bey (patron) benden çok etkilenmiş, Çağla söyledi. Açıkçası kongreyi ben kurtardım diyebilirim.
Kongreden kazanımlarım: iyi para, Sedat Bey'ler (A&A Organizasyon), Kıvanç Bey, bir kez daha ekip yönetmiş olmak, LD evine geliş, eşyaları alış, Sebgi ile görüşme, SNT ile görüşme, kongre çantaları ve promosyon kalem seti. Belitiçimkıztopkek'in evinin etrafında dolanırken (ne yapayım A&A organizasyon oradaydı! :) kendime direnebilmek; o günleri gülümseme ile hatırlamayı başarabildiğimi görmek. Biraz da endişe duydum ama olacak artık o kadar! :)
Araba ile ... km. yol yapmışım kongre boyunca. ... TL. ara harcamışım.
Son gün malzemeleri sökerken Sedat Bey bir Kıbrıs işi var diye bahsetti; hatta beni de çağırmak istediğini söyledi; olabilir diye anlaştık birden. Gider miyim? Giderim.
Bunun dışında bugün LD evine geldim son alan transferimden sonra. Komşuları ile denk geldim eve girerken, adam sigara içmeye çıkmış balkona denk geldik. İyi de oldu zira ben LD'nin selamını ve mesajını iletememiştim onlara; adamın da cebini not etmediğim için kızıyordum kendime. Gönlüme göre oldu işte.
Çamaşırlarımı yıkadım, anneme bırakmak istemedim kokan çorapları. :)
Yarın kargoya veririm eşyaları. Ya akşam - gece; yada yarın sabah atlar uçağa geçerim İzmir'e.
İzmir dönüşünde Boğaç gelmiş olacak eşyaları ile; onun evini kurarız; Bora Tunus'tan geldi bu gün. Dolayısıyla İzmir'de yoğun bir gündem olacak! :) Motor kullanmayı öğrenmeye başlayacağım Boğaç'tan, en çok ona seviniyorum; bir de köpeği gelecek; ona da seviniyorum ben. Motoru da yaza doğru alırım.
Kongre sonrası yorgunluğu bu gün çıktı, saat oldu üç ama ben uyuyamıyorum. Çok yorgun olunca böyle oluyor.
04/03/2010> Efendim kongrenin ilk gününü atlattık; zor kısmı bitti. Bu günden itibaren daha az yorulacağız, daha doğrusu keyifli kısmına geçmiş bulunmaktayız.
Dün akşam dayanamadım; gittim on liraya satılan gömleklerden üç tane aldım. Bir tane de pantolon aldım ki o da on lira; şaka gibi. Ha bu arada bir de kravat aldım ki o da beş lira. Yani üç gömlek bir pantol bir kravat etti mi toplamda sana kırk beş lira? Para değil. Kongre için çanta taşımaktan daha ucuza geldi neredeyse! Kongre bitiminde atsam yeridir. Neyse ben hala inanamıyorum ama gömlekler pantolon elimde sonuç itibarı ile. İlk kez böyle bir alışveriş yaptım; du bakali n’olcek?
Benim netbook iki saatte bir kapanmaya başladı Win7 açık iken. Dönüşte fırsat bu fırsat deyip bir pardus + win7 kurarım artık.
Kongrenin ilk günü çok yorucu idi; her kongrenin ilk günü gibi. Sabah beş gibi yattım, yedi buçuk gibi kalktım. Ertesi gün sabah sinirli ve yorgun idim; öğleye doğru ilave bir eleman gelmesi ile stand alanını ona devrettim ve bu değişiklik beni çok rahatlatarak yardımcı oldu. Bu gelişme üzerine ben de Vatan Lara Şubesi’ne giderek üç monitör, bir Compaq dizüstü, iki adet vga çoklayıcı, on beş metre vga kablo, Epson için kartuş aldım otelin teknik şefi ile gidip.
27/02/2010> Bu gün firmaların logoları ve AA Ajans anlaşmasını çözdüm öğlene kadar, sonrasında AA Ajans'a gittim, WOW İstanbul grup satış - İzmir Tur - Eray ile telefon ve e-posta trafiği kurduk, soru(n)ları çözdüm; akabinde AA ile tasarımları kararlaştırtık ve Eray'ın revize ettiği konuları son haline getirdik.
Bu arada dün Lüsilla'yı aradım, mermer ihracatı konusunda bir teklif vardı; ve lakin telefonunu açmadı. Beni bir daha aramamasını ben söyledim de, ben arayınca açma dememiştim ki? :) Bulacağız başka mermerci bu durumda.
Dün bir patisöri bulmuştuk, bu gün onların önünden geçerken indim dedim ki: "Biz Kemer'de yer tutalımi beraber açalım siz yapın beraber kazanalım?" Olmazmış, bu iş el ayarıymış, yanında çalışan dördüncü kişiymiş mesela, anca onunla tutmuş. Yani o iş öyle olmazmış, biz açalım, onlar Lara'dan gönderirmiş.
Akşam ise Ferit'lere geçtim. Bir kızı olmuş ki Allah nazarlardan saklasın kendisini.
Bir ufak altıncık alayım dedim, bakına bakına giderken kayboldum bir kere, güç bela Laura'yı buldum. Bu arada Antalya'da yada en azından Lara'da kuyumcu yok. Dedim yeter, altınsız olsun, gideyim Ferit'e. Yalnız bu arada Ferit'ler taşınmışlar; Aysun'un eski evinin ötesinde imiş bana söylemediler onu, ben eski evleri gibi gittim. Telefonda BİM'i geç, Genpa gelecek, oradan dön falan dediler. Ulan bu Antalya'nın her yeri BİM Genpa, ben aynı dizilimle buldum yanlış yerde de onları, gittim Kır Cami'ye. En son Ferit Aysun'un evinin orada dedi de öyle anlaştık.
Evleri çok ama çok güzel, giriş falan pek lüks ve pek leziz, ev çok hoş, dışında çocuk oyun parkından havuzuna kadar mevcut, içi, kapıları planı ala; ve altı yüz lira kirası var; bildiğiniz bedava.
Ferit'lerde Zecharia Sitchin 12. Gezegen kitabı varmış, ki dün konuştuk EmraHeykel ile, ilginç bir kesişme idi. Aradım Emrah'ı dedim kitap eski ama satışı varmış, o da alacak yarın. belki de ben alıp hediye ederim unutmazsam.
PS3'ü ile dizüstünü kablosuzdan anlaştırdık, bir kaç elektronik soruları vardı onları hallettik. Kahve muhabbet sohbet.
26/02/2010> Neler oldu? AA Ajans ile görüşmeler devam ediyor, hatta çalışmaya başladık.
LD evine gittim, evi bir kolaçan ettim önce; sonra bir takım eşyalarımı alırken, kapı çaldı. Açtım aşağının kapısını, uzandım duafona cevap yok. Dedim yanlış herhalde. Derken bir iki dakika sonra bir daha. Sinirlendim indim aşağıya. Baktım altmış yaşlarında bir çift mühendi bey diyorlar. Dedim yok o, haziranda gelecek. Dediler ama çatılar sızdırıyor, müteahhiti çağıracağız. Dedim LD gelecek dertler bitecek. Merak buyurmayınız. Dediler bizde sevindik mühendis bey geldi diye. Derken adam dedi Galatasaray maçı var. Kadın dedi bu mühim; aralarında tartışa didişe gittiler...
Ha bir de buzdolabının buzluğunda buzlar erimiş su olmuş onları tahliye ederken geldi bu çift; gittiklerinde su tahliyesi için buzlukta bıraktığım bezler donmuş...
Bu gün giderken araçla AA Ajans'a, adamın biri, yolda gidiyorum. "Arabayı üstüne aldın mı?" dedi? Ve yürümeye devam etti. Dedim nasıl? Arabayı sağa çektim korna çaldım geldi, dedim "Buyurun?" yav dedi ben dedi bu arabayı sattım dedi, almadılardı üstlerine dedi ama zaten lastikleri de değiştirmişler dedi. Ben zaten cumaya gidiyordum dedi bitirdi! :) Baktım adam benim fersah fersah ötemde, çıkardım ruhsatı, onu gördü rahatladı. E ne diyeyim? Allah kabul etsin. Zaten beni bulurlar hep :)
Sonrasında Genco'yu aradım, cebi kapalı; şirketi aradım yemeğe çıkmış oturdum bir mesaj döşendim. İsmimi bırakmaya çalışırken Mustafa Asım Temel dedim, hanım kişi Mustafa Altın Kemer değil mi dedi! :)
Oradan geçtim Mert'e, gel demişti ama çıkmış, bir kahve, bir su, biraz mail derken Mert geldi, sarıldık öpüştük. Sonra misafiri geldi görüşmeye ben kalktım.
Oradan gittim Genco'ya, Genco beni görünce haaa sen miydin yahu dedi. Bana da altın kemer falan dediler boksör sandım dedi! :) Neyse Genco sarmış akvaryuma, çeşit çeşit balık. Biraz dertleştik, sonrasında ayrıldım oradan.
25/02/2010> İlginç bir şey oldu, gittim AA Ajans ile görüşmeye, pek bir seviştik, İzmir'li imişler; bu arada akşam EmraHeykel on beş bin adet damla rozet yaptıracakmış, onlara kaydırdım; kısmet kısmetki ne kısmet...
Toggy ile görüştük, meğer onda Erkan Oğur cd'lerim var imiş. Bir sevindim bir sevindim benim Erkan Oğur cd'lerim var diye; pek güzel oldu bu. Bir de ona bıraktığım Lowepro çantamı getirmiş, ona bırakmıştım; iyi de oldu getirdiği.
Akşam yağmurda yürür iken sen bir hızlan yağmur; ne ıslandım ne ıslandım. Hatta telefonum bozulacak sandım, o derece. Yine de yağmurda yürümek güzel bir şey.
Askerler gidiyormuş habire dat-dat dıt-dıt, ara gazı vermeler; ne gürültü Yarabbim. Otel de ana cadde üstünde...
Bu ülkede hem de iktidara yakın diye eleştirilen Anayasa Mahkemesi Başkanı şunu dedi: "Kendi yandaşlarına, inancına ya da ideolojisine daha iyi servis yapabilmek için yargı bağımsızlığının arkasına saklanmak, hukuk ahlakının kabul etmeyeceği bir büyük onursuzluktur. Devlet gücünü kullanan kim olursa olsun, hukuk dışına çıktığında hesap vermek zorunda olduğunu bilmelidir. Bu güç, hukuk dışına çıkılarak toplumu hizaya getirme aracı olarak kullanılamaz. Kamu gücünün emanet edildiği görevliler, bunu kullanarak toplumu tehdit etme, korkutma, sindirme hakkına sahip değildir. Yargı yetkisini kullananların adil yargılama yaptığını, tarafsız kaldığını ve herkesin güvencesi olduğunu topluma hissettirme borcu vardır. Zaten yargı bağımsızlığı da bunun için değil midir?''
Uzun lafın kısası: 2. Dünya savaşında askerin psikolojisini kimse umursamıyordu ve o adamlar savaştan sonra topluma tamamen entegre olup bir de Amerika'ya müthiş bir 50'ler yaşattılar. Vietnam savaşından sonra bir asker psikolojisi keşfedildi ve orduda patates soyan adamlar bile kabuslarla uyanmaya falan başladılar.... Odun olmak, ilgisiz olmak kötü ama çok hassas olmak da iyi bir çözüm değil...
22/02/2009> Bu Çarşamba geçiyorum Antalya'ya, kalırım artık kongreye kadar. Bu da demek oluyor ki, ayın sekizine dokuzuna kadar kalırım orada.
Kongrenin işleri derseniz karışık ama çözülecek her zaman olduğu gibi son dakika.
Boğaç'a ev bulduk. İki Kahramanlar'da, bir Alsancak'ta, Kıbrıs Şehitleri arka sokağında 2+1 beşyüz altı yüz civarı ev dolu. Millet kırılıyor resmen. Ev tutacağız deyince emlakçının gözleri parladı gerisini siz düşünün artık.
Saçları askerdeki kadar kısa kestirdim, pek rfahat oldular.
Bir kız varmış görmüş beğenmiş dedim istemem pek latif lakin pek dertli bir yapı kadın dediğin. Bunu aracı olarak ileten hanım kızımız ise: "Aa olmaz ama kadınsız hayat çekilir mi?" dedi, ben de "Misler gibi oluyor, zaten sizini bütün dayanağınız bu kadınsız olmaz önermeniz ama yemezler!" dedim. Pek üzüldü! :)
İki üç gün önce de bir başka arkadaşım: "Bilader fbody ister misin?" diye sorduydu, kısmet zorluyor bakalım! :)
14/02/2010> Eski kokoreççimi buldum. Bana kıyak geçip içini duble koydu!
Yiyerek gidiyorum Bora’lara; son lokmayı attım ağzıma, biliyorsunuz son lokma büyük olur hep. İşte tam o sırada bir kedi gördüm. Sol ön ayağı sakat, yemek arıyor. Bir üzüldüm o son lokmayı ağzıma attığıma. Sanki dubleyi onun hakkı için almışım gibi geldi bir an. Baktım kağıdın içine, yahu bir tane parçada mı kalmaz? Bir an düşündüm; ağzımdakinin vereyim dedim ona çekinerek, yemez diye. Ama verdim, ama yedi. Hem de öyle yedi ki, o kadar açmış ki; onun hakkıymış…
Baran’ın arkadaşı Boğaç; kafamın uyacağı bir yapısı var. İzmir’e taşınıyor ve biz Baran vasıtası ile tanıştık. Kendisinde ununu eleyip eleğini duvara asmış bir adam tadı var; ki öyleymiş konuştukça altı yüz beygirlik arabadan tutun da bir Daimler’i, bir motoru, bir altı yüz beygirlik Rover’ı, müzisyenliği, keyfine araba toplayıcığı, web tasarımı konusunda on yıl geride kalmış başarısı, ödülü ile yine arasan bulunmaz bir adam buldum yani!
Kongre gidiyor ama du bakali n’olcek?
11/02/2010> Antalya'ya gidildi bir günlüğüne, gittik geldik. Yorulduk pek bir. WOW Topkapı ve Kremlin'e baktık, kongre orada olacak zira. Kremlin çok eskimiş, Topkapı daha geçen sene yenilenmiş.
Sebgi Burgucu ile görüştük. Ona bir kahvesözüm var idi. Kahvemizi içtik, sohbetimizi ettik; iyi de oldu, özlemişim kendisini. Allah herkese böyle deliyi nasip etmez! :) İşindeki başarıları pek sevindirici vehızlı olmuşbSevgiBurgucu'nun. Oradan Emrah'a uğradık, heykel atölyesine. Sohbet muhabbet derken akşam dokuz uçağı ile döndük efendim İzmir'imize.
07/02/2010> Kerem Künkçü geldi bizde kaldı bir gece, evliliğini boşanmasını anlattı anneme, annem ben Kerem sabaha kadar oturduk.
Kongre işi büyüdü, Sağlık Bakanlığı sayfasında adımız telefonumuz yer aldı. Bu arada kongreye az kaldı, hadi bakalım.
Fırat aradı Bora resto La Marmite'de buluştuk, oradan Tike'ye gittik. Tike'yi hepinize tavsiye ediyoruz efendim.
Pazar Bora'lara gittim, yemek yapıyoruz hatta şu anda.
Ovv! Dil balığı yanına ıspanak denedik, süper oldu. Kalamar tahminlerin ötesinde güzel çıktı, yanına da aldık mı Tuborg! :)
03/02/2010> Değerli izlekler uzun bir aradan sonrasında tekrar beraberiz. Peki bu uzun arada neler oldu?
- Öncelikle Borali'nin TV pek bir güzel çıktı. Ben de artık LCD TV gereksiz ve pahalı dönemini kapadım. Günümüzde harcanan para ile alınan cihazlar iyidir diyorum, hatta bende alacağım, gaza geldim. :)
- SanalFaaliyet adında bir sistem düşündüm ve sitesini yaptım, hatta test amaçlı yükledim siteme. Kongre bitiminde çalışmalarına başlamaya ve ürün olarak satmaya niyetliyim.
- Kongre demişken, kendisi yeni işim. Mart ayında Antalya'da düzenleyeceğiz. Çalışmalarına başladık. Pazartesi dahil oldum kadroya, ki şu anda henüz çok başındayız. Yapacak çok iş var. Yorulacağız, ama güzel olacak. Böyle bir meydan okumaya cevap vermeyeli uzunca bir süre olmuştu, hoşuma gitmiyor değil. :)
- Kongreden alacağım kaynak ile Nihat'lara karşı iyi bir avukat tutarak önce sigorta, sonrasında ödemedikleri param ve her iki davayı kazandıktan sonra da kişisel tazminat davası açacağım.
- Bunun dışında efendim, motor ehliyeti almaya karar verdim, sanırım mart ayında sınava girecek ve ehliyetimi alacağım. Sonrasında bir motor alacak ve bahara motor ile gireceğim. Bunun için bir arada İstanbul'a gidip iki günde Honda Motosiklet Eğitim Merkezinde kurs almak istiyorum.
- Baran'ların ofisteki arkadaşımız Pelin Amerika seyahatine çıktı ve ofiste bir elemana ihtiyaç duydular, ben devreye girdim ve destek verdim. Ta ki bu pazartesiye kadar, kongre başladı, ona ağırlık verdim.
- Bir de bir noktada daha karar aldım, web tasarımına gireceğim. Bunun sebebi şu: kongre işi için Misyon adında bir ajansa gittim, sitemizi onlar yapmış. Ukala bir patronu vardı, ki ben daha ukalayım, kapışıverdik tabiidir ki! :) Dedim ki içimden: “Ulan, bu adamlar bu işten bu sonuçlarla para kazanıyorsa, ben eşşeğim yapmam diye bok atarak!”
- Geçen hafta Bora'nın restoranda SJ 93 grubu olarak toparlandık, yemek yedik. Ortam ve yemekler çok leziz idi.
- Kerem Künkçü geliyor. Kim o derseniz, kendisi Fransa'da yaşayan bir arkadaşımız kolejden. Oralarda tırmaladı durdu yıllarca, evlendi boşandı, hatta bir ara tüm dünyada ünlü olan bir şarkıya prodüktörlük bile yaptı. Ne enteresan arkadaşlarım var değil mi? :) İşte bu adam beni aradı Birkaç defa, en sonunda görüştük (benim telefon açmama gibi aptalca bir huyum var da), İzmir'de olduğuma pek sevindi, zira beni Antalya'da görmeye niyetinden araba kiralamış! Beraber İzmir'de gezmeye karar verdik biz de.
- Dexter, Dexter, Dexter; ne de güzel diziymiş! Takıldım izliyorum, ilk sezonu bitirdim.
- Yarına toplantı var kongre için. Bu gün normalde Antalya'ya gidecektik rezervasyon sorumlusu ile, uçak rötar verdi önce üç saat kadar, sonra da biz iptal ettik. Kötü oldu, gitmemiz lazımdı ve fakat du bakalım n'olcek (Aziz Nesin'in kulakları çınlasın)?
- Friendfeed pek güzel pek hoş, arayıp da bulamayacağım birçok kaynak okuyorum ve FF'in bu huyunu çok seviyorum.
You may have a fresh start any moment you choose,
for this thing that we call "failure" is not the falling down, but the staying down.
Burgery Fried Donalds olsun. Burger King'den olsun, patates Mc Donald's dan, Hot Wings sakallı amcadan olsun tam olsun. Canım çekti be.
Farklı bir ajanda için İllallah! http://www.metiskitap.com/Scripts/Catalog/Book.asp?ID=2116
20/01/2010> Efendim, bugün gittik Bora’ya LCD tv aldık. Kendisi uzun bir süredir (yaklaşık iki yıldır desek yeridir) almak isterdi; ben tutardım. Bekle, HD yok ortalarda, ne gerek var o kadar parayı kullanmayacağın bir şey için harcamaya, HD yayılınca alırsın, hem o arada ucuzlar diyordum ki o gün geldi. 42” bir LG aldık, yaklaşık olarak iki iki yüz elli TL. karşılığı. Full HD, 100 Hz. Bir tv. Bu arada bizim aldığımız 22” Full HD tv’yi biz ne ucuza almışız!
Sonrasında Baran’a geçtim tekrar, Windows’umu kurtardım. Nasıl yaptığım da ilginçti. Ubuntu’nun irc sohbet odası varmış, oradan yardım aradım ve buldum. Yıllar sonra irc’ye girmiş oldum bu sayede. Bir adam, yaklaşık olarak iki buçuk saat benimle uğraştı, yönlendirdi ve sorunumu çözdü. Diyaloğumuzu buradan görebilirsiniz.
19/01/2010>Atladık Best Buy’a gittik Bora ile. TV bakalım dedi. Gittik baktık yakında alır bu adam, bak demedi demeyin! Alınacak tv LG yada Philips gördüğüme göre. Ki ben Philips alırdım, daha güvenilir ve daha estetik buluyorum.
Dönüşte eve geçtim; sonrasında Çağdaş’lara gittik, anneanne, teyzeler cümbür cemaat kısacası yemek yedik. Orada Çağdaş’ın aldığı lcd’yi gördüm, 32” korkarım; Bora’nın evine 42” alırsak büyük gelir ama du bakalım.
Ubuntu’da bir hata yaptım, Windows uçtu. Sanırım veri duruyor ama ben ulaşılabilir olmaktan çıkardım sanırım. Bakacaktım ama Baran’a geç gittim, Bora ile de erken çıktık, bakamadım. Bora'ya tv, bakmaya gittik.
14/01/2010> Ne ilginçmiş! TÜMATA, müzikle tedavi. Bir bakınız bakalım.
Yahşi Batı'ya gitmeseniz de olur, zorlama küfürler var.
11/01/2010> Kayıp Sembol bitti, ilgili sayfa burada.
Lokma sadece izmir’de varmış. Annem söyledi dün. Sokakta dağıtma olayı bir tek bizim buralarda varmış. Bu arada İzmir lokmasının tadı da farklıymış. Yaşasın İzmir! :)
Bir CIA Tarihi, Küllerin Mirası kitabına başladım. İlginç gidiyor bakalım.
Tunca ile sokakta karşılaştık. Bizim evin dibinde denecek kadar yakında oturuyormuş. Görüşeli diyerek telefonlarımızı aldık. Aradım hatta biraz önce sabahları beraber koşalım diye, ulaşamadım mesaj bıraktım.
Turkcell’i aradım, sms paketim, haftada iki gün ücretsiz hizmetlerim sebebiyle onar liradan ayda yirmi lira fazladan para ödüyormuşum, artı olarak iki yüz kırk dakika paketim varmış ki gereksiz fazla ona da elli dokuz lira veriyormuşuz; indik bir alt pakete yirmi dokuz liralık yüz yirmi dakika paketine. Yani tahminlerime göre her ay bir otuz kırk lira fazladan para ödüyormuşuz efendim haybeye. Bu da size ders olsun, siz de gerekli ise bir gözden geçirin bu işi efendim!
04/01/2010> Bora'ya uğradım, Dan Brown'ın son kitabı Kayıp Sembol'ü aldık, bir de ben fark ettim Scriks kalemler vardı, aldık boraya bir çift. Pek para da değilmiş, elli lira civarındalar ama pek güzeller. Bora rahmetli babasının hediyesi olan bir kalem kullanıyordu, dedim yapma anıdır, kalsın. o da tuttu sözümü ama kalem de lazımdı, bu gün çözdük güzelce işte.
01/01/2010> Kuş geldi bir tane otururken kondu pencerenin pervazına, kaçmadığı gibi gözünü dikti gözüme, dedim ne olmakta? Kaçmak falan yok, yemek istiyor paşam! :) Verdim ekmeği ufalayıp, neredeyse yiyecek elimden. Nasıl da acıkmış? Saçaktakileri bitirdi, yerken yere dökülenleri de ayrıca yedi. Kuş ne güzel bir şey! Yumuşacık, ürkek...
31/12/2009> Eve gidiyordum. İndim otobüsten. Yürüyorum. Bir kadın baktı sola, ben de baktım. Genç bir çocuk, on beş on altı yaşlarında, yerden kalktı; meğer ise düşmüş. Kimbilir belki de yerde yatıyordu. Ben yanına geldiğimde koşarak köprüye doğru gitti.
Bir de baktım köprünün sonunda bir kız. Bu tir işlerde köprünün sonunda hep bir kız olur zaten. Ama o köprünün sonu hikayeye göre ya mutlu sonla biter yada kötü sonla ama du bakali n'olcek derler Anadolu'da.
Bu arada ben de geçiyorum köprüden, kız yürür iken oğlan yakaladı bunu koşarak, oğlan da dev gibi bir şey, basketçi desen olur, o kadar iri, tuttu kavradı kızı, kesti yerden, kaptığı gibi gittiler köprünün başına yine, oturttu kızcağızı yandaki alçak duvarın üzerine dikildi zebani gib tepesine.
Dayanamadım, döndüm geriye, yanlarına. "Nesin, kimsin bilmiyorum ama yanlış yapıyorsun. Kimseye böyle davranmaya hakkın yok" dedim. "Şimdi gidin, sonra telefonla halledersiniz, pişman olacağınız bir şeyler yapıyorsunuz". Çocuk, bana bir baktı, devam ettim, "Vurmayacaksın ve küfretmeyeceksin tamam mı, söz ver bana?" çocuk: "Abi, bildiğin gibi değil!" deyip ağlamaya başladı! Bir kötü oldum ki, kendi hallerim düştü aklıma belki de ondan, kız çocuğuna bir baktım dedim, neredeyse gülecek oğlanın haline...
Dayanamadım, gittim yanına oğlanın, sıktım omuzunu, dedim "Takma, hepimize oldu" falan gibi bir şeyler mırıldandım anlamsız kalacağını bile bile. Elimi koydum omuzuna, yapabileceğim tek şey buydu.
İşte yılın son günü böyle idi.
Sonrasında bizim evde anneannem, teyzelerim Huriş, Nuran, yeğenim (Nuran'ın oğlu) ve eşi ile tabu oynamalı hoş bir yılbaşı gecesi geçirdik. Özellikle tabu kısmı kahkahalara sevk etti bizi bolca. :)
29/12/2009> Muhasebe Sanatı
28/12/2009> Neler olmuş son girişten beri?
- Aklıma ilk gelen Avatar,
gidin izleyin ama illaki üç boyutlu izleyin, filme yazık etmeyin. Sanıyorum bundan sonrası gerçek üç boyutlu holograifk teknikler olur diyorum, başkada bir şey demiyorum. - Peder Bey ile salondaki kapıların birbirine ççarpması sorununu çözdük. Demonte ettik falan kapıları raylarını fitillerini. Netice itibarı ile başarılı bir çalışma oldu.
- Kitap okumaya ara verdim, oluyor arada böyle durup durup bir döneme giriyorum, aynı anda arka arkaya iki üç kitap okuyorum.
- Tren konusunda şöyle bir şey oldu: tam kurulumu ve işletimi becerdik, baktık oldu, söktük! :) Şimdi altına bir masa, etrafına dağlar nehirler yükseltiler falan yaparak yakışır bir bütün oluşturacağız; yani demem odur ki iş bir sonraki boyuta geçti.
- Nihat'ı telefonda tehdit edince mahkeme ile, durum değişti. İnsanları anlamak mümkün değil. O ufak oyunlar, üç kuruş için dokuz taklalar...
- Anladım ve fark ettim ki İzmir'de araba almak akıl karı değil. Park edecek yer bulamıyorsun. Motor en mantıklısı ki yakında gider ehliyete yazılırım. Evinin önünde yarım saatten fazla gezip yer bulamamak bitirici.
- Flashforward bitti, iki bin onda devamı gelecekmiş, bekliyoruz bakalım.
- Supernatural tırt çıktı, otuz gigabyte yer tuttuğuna yazık.
- Fringe'i çok tavsiye ediyorlar; bakalım izleyeceğiz.
- Baran'lar yeni bir yer tuttular, yakında oranın işleri başlayacak.
- Baran iş teklifi gibi bir şey yaptı, bakalım göreceğiz.
- Haluk Bey Antalya teklifi geçerli olmak üzere İzmir'de de bir konum için aradı beni, olabilir dedim, onu da göreceğiz.
- Benim evi satıp Güzelyalı'da bana bir ev alma projesini, Özgün'ün ev alması için ileriye attık, kardeşime ev alacağız.
- Grid, gerçekten güzel bir oyunmuş. Yıllarca oynanacak gibi. Bora'ya oynattım bu gün, ben bi ps3 alayım artık dedi! :)
- Esra (Bora'nın eşi) hasta olmuş ama öksürüğü çok komik, eski amerikan arabalarının motoru gibi ses çıkarıyor; hürr hürrr diye öksürülür mü yahu?
- Bora motor işini biraz daha iyice kıvırmaya başlamış, kendine güveni falan gelmiş. Yakında da düşer zaten, genelde motorcuların ilerleyişi o şekilde oluyor da. :)

Recent comments
12 weeks 5 days ago